DÜNYADA BÜYÜK BİR TUFAN VAR
Dünya bir imtihan meydanıdır. Dünyada insan olmazsa dünyanın ne kıymeti kalır? İnsan yoksa diğer varlıklar ne işe yarar? Şüphesiz ki dünyadaki her şey birbiriyle doğrudan alakalıdır. Dünyayı gülistana çeviren de insan, çilehaneye çeviren de yine insandır.
Gözü doymaz sermaye sahipleri, sömürgen ve kemirgen kapitalizmin emici hortumları; bir taraftan "Dünyaya huzur getireceğiz" derken, diğer taraftan her şeyi bozuyorlar. Tüm söylemleri yapmacık olup köle düzeninin devamına zemin hazırlamaktan ibarettir. "Adalet" derler fakat adaletsizdirler. Kanunlar çıkarır, kendileri asla uymazlar. Yönetilenler suç işlediğinde adliye koridorlarında süründürürler ancak kendileri hiç hesap vermezler.
Dünya sofrasındaki Rabbani nimetler her canlıyı doyurmaya yeterken, insanların çoğunu açlığa mahkûm ederler. Acımasız, hukuksuz ve keyfi saiklerle savaşlar çıkarır; insanları öldürür, yerinden yurdundan eder, aileleri paramparça ederler. İşgal eder, sömürür; denizleri, çevreyi, ormanları ve hatta gökyüzünü bile kirletip bozarlar. Yanlış yönetim anlayışları, zorbalık, keyfilik ve kanun yerine devlet gücü sopasını kullanmak; insanlığa köhneleşmiş ve çağdışı bir yaşam tarzını dayatarak itaat ettirmeye çalışmak insanlığın sorunlarını çözmeyecektir. Nitekim çözmemiştir de...
Öyleyse Müslümanların ilahi ve nebevi ikazlara kulak vermesi elzemdir.
Yalan söyleyen tarih utansın! Gerçek tarih kültüründen ve insanlıktan nasibini alamamış olanlar bilsin ki; İslam tarihinde zorbalar, katiller, zalimler ve insanlığı öğütmeye yeltenenlerin hepsi mazlumların ahı ile yerle yeksan olmuş, bugün esameleri bile okunmamaktadır. Bu duruş, Hak din İslam'ın bakış açısıdır.
Mevlamıza kulak verelim:
"Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin ve Allah'a şükredin; eğer yalnız O'na kulluk ediyorsanız." (Bakara Suresi, 172)
Devamında şöyle buyrulur:
"O takva sahipleri ki bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yenerler ve insanları affederler. Allah işini güzel yapanları sever." (Âl-i İmran Suresi, 134)
Efendimiz’e (S.A.V.) kulak verelim:
"Ümmetim için en çok korktuğum şey, Lut kavminin işlediği cürümlerdir."
Ve devamında buyuruyor ki:
"Üç sınıf insan vardır ki Kıyamet Günü ben onların hasmıyım (karşısındayım):
Allah’ın adını kullanıp güven vererek ant içen, sonra da sözünden dönüp yalan söyleyenler,
Özgür bir insanı satıp parasını yiyenler,
Bir insanı işçi olarak çalıştırıp, teri kurumadan hak ettiği ücreti ödemeyenler." (Buhârî, Büyû 106; Camiussağir, 3494)
İşveren kim olursa olsun emeğin karşılığını vermeyenler; düşük maaşla, zamlarla ve haksız vergilerle insanları açlığa mahkûm edenler emek hırsızıdır, kul hakkı gaspçısıdır.
KURTULUŞ NEDİR?
Kurtuluş; ahlak ve maneviyattadır. Takvadadır. Helal ile haramı bilip hayatında uygulamaktadır. Kur'an, Sünnet ve Fıkıh emirleri ile yasaklarına uymaktadır.
Dua:İlahi! İnsanlığı ırkçı emperyalizmin ve Siyonizmin ölümcül mikroplarından, zalimlerin karanlık buhranlarından muhafaza eyle. Bizleri hakkı hak bilip hakka tabi olanlardan, batılı batıl bilip batıldan kaçınanlardan eyle. Vesselam...
Gerçekten bütün şehirlerimiz viran şehri olmuş.