Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

YIL BAŞI KUTLAMASI ÜZERİNE...

Paylaş:
N

YIL BAŞI KUTLAMASI ÜZERİNE...


Değerli Dostlar...
Sabredin, durun bakalım bu yılbaşı işi, bizi daha nereye götürecek.
Görüyorsunuz batı bizleri nelerin peşine düşürmüş.
Bizleri “oh bir sene daha gitti, ölüme biraz daha yaklaştık” diye çılgınca sevinecek hale getirmiş.
Bir Peygamberin doğumunu içki ile kumarla kutlayacak hale getirmiş, Uzaktan kumanda ile bizi oynatıyor.
Şimdi kendimize gelme dönemidir. Şimdi hesap-kitap zamanıdır.  Takip eden değil, takip edilen olma zamanıdır.
Bu gece başımızı avuçlarımıza alıp düşünelim, Koca bir sene nasıl geçti. Nerede hata ettim, Kimi incittim, kimi kırdım, kimi ağlattım, kimi inlettim, 
aileme çocuklarıma, vatanıma ait vazifelerimi yerine getirebildim mi? Kazancımın içine haram karıştı mı?... İbadetlerim nasıl?.. ölüm meleği “Haydi gidiyoruz”deyince hazırlıklarımız tamam mı?... 
Dünya ve ahiret borçlarımız var mı?... Sorular uzayıp gidiyor. Bu soruların cevabını verebilirseniz, yılbaşı kutlamalasının bir anlamı olur diye düşünüyorum.
Böyle olunca üstad Necip Fazıl'ın dediği gibi
“Yarınlar elbet bizim, elbet bizimdir.
Gün doğmuş, gün batmış ebet bizimdir”

Ama biz de durum farklı...
Her tarafta yılbaşı hazırlıkları yapılıyor. Sokaklar, caddeler, vitrinler, mağazalar, alış veriş merkezleri süslenmiş, yılbaşı dekorları her tarafı istila etmiş. Toplum bu hazırlıklarla çalkalanıyor. Freni tutmayan arabada seyahat edenler gibiyiz. 
Alt kattakiler yangından habersiz, üst kattakiler neşe ve eğlence içinde,
vur patlasın çal oynasın, hayatına devam ediyorlar...

Sevgili peygamberimiz ümmetini başkalarına, benzememeleri için büyük gayret sarfetti.
“Peygamber Efendimiz: Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o da onlardandır”
Buyurdu.
Gayr-i müslimlerin âdetlerine özenerek, hindili, pastalı, çam ağaçlı, İslâmî değerlerle bağdaşmayan, eğlenceler ve böyle yılbaşı kutlamaları bize yakışmaz diye  düşünüyorum.
-Hz Peygamber 
-Namaza çağrıda bile, başkalarına benzememek için özen gösterdi.
-Boru; yahudilerin, 
-Çan; Hristiyanların,
-Ateş; Mecusilerin alameti diyerek teklifleri kabul etmedi.
Ezanın zuhurunu bekledi.
-“Onlar saçlarını uzattıklarında siz kısaltın, 
Kısalttıklarında siz uzatın”  buyurdu.
-Yemek öncesi dua Hristiyanların âdeti,
-Yemek sonrası dua Yahudilerin...
Onlara benzememek için yemek öncesi; Besmele; (Bismillahirrahmanirrahim) yemek sonrasında da Hamdele;  (Elhamdülillah) ile dua yapmak suretiyle onları taklit etmeyi önledi.

-Oruç ibadetinde bile onların orucuna benzememek için yemek yemesek de sahura uyanmamızı önerdi.
Hatta onlarla aramızdaki farkı belirtmek için sahurun bereketini överek emretti.
-Hep söylenir ‘Yanlış yolun neresinden dönersek kârdır’,
-Tevbe de odur zaten, hatâyı anlar anlamaz nedamet duymak, pişman olmak ve bir daha yapmamak üzere söz verip Allahtan af dilemektir.
-Bu yazıyı Bir müjde ile, bitirelim.
Yüce Rabbimizin bir sıfatı da El-Afuvv=Affedici, günahları bağışlama sıfatıdır.
Öyle bir sıfat ki; Bağışladığı günahı bir daha göstermemek ve bir daha hesap sormamak suretiyle bağışlar...
Rabbim!...
Hepimizin günahlarını,
Hatâ ve kusurlarımızı affeylesin.
Istikbalimizi ve akıbetimizi hayreylesin.
Rabbim!..,
Aslımızı -Neslimizi hayırlı, Vatana, Millete, Ay-yıldızlı Bayrağa âşık, İslâm’a sevdâlı kılsın...
 Birbirimize dua etmeyi nasip eylesin.
Her zamanın hesabı elbette sorulacak ama yaşadığımız zamanın hesabı sorulduğunda, cevab verebilmeyi lütfeylesin. 
Cumanız mübarek,
Yarınlarımız aydınlık olsun..
Âmiiin. Âmiiin. Âmiiin...

Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
WhatsApp
İhbar Hattı